You are currently browsing the category archive for the ‘İşlemler’ category.

8 Temmuz – 15 Eylül..
69 gün, eksiksiz.

Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne yaptığınız vize başvurusunun cevaplanma süresi, evet buna yakın bir şey.
Elinizde karşı üniversiteden alınmış davetiyeniz, hibe alacağınıza dair belgeniz, gerekli tüm belgeleriniz var.

Ve Fransa’nın 1 haftada verdiği Şengen vizesini, AB’ye 2004‘te üye olan Çekler 2 ayı geçkin bir sürede veriyor.
Yorumsuz!..

Prosedür biraz farklı işliyor, kabul. Ama bu kadar uzun sürmesine neden olacak kadar da bi şey değil aslında.
Şöyle ki; tüm belgelerimiz Ankara’ca incelenmiyor. İncelenmek üzere okuyacağınız üniversitenizin şehrinin yabancılar polisine gönderiliyor. Onlar da araştırıp falan “Tamam, uygundur.” diyerek onay veriyorlar.
Bu esnada siz de Ankara’dan telefon gelicek diye telefonun gözüne gözüne bakıyorsunuz ilk bi ay geçtikten sonra.

Erasmus öğrencilerinin forumu olan erasmusum.com’daki Çek Cumhuriyeti bölümünde her ne kadar çoğu kişinin vizeyi 60-70 gün arasında aldığını görüp durumumun normal olduğunu düşünsem de 1 ayı geçmeden vizesini alanları da gördükçe stres oldum. Sıralamanızın bi değeri yok, ne kadar erken başvurduğunuzun önemi yok. Tamamen şans işi gibi bi şey.

8 Eylül‘de bitecek olan yurt rezervasyonumu, ki eğitimin ne zaman başlayacağını bilmediğim için 1 Eylül‘den başlatma gafletinde bulunmuştum, 7 Eylül‘de 22 Eylül‘e uzattım zar zor, yurt müdürüyle karşılıklı e-postayla haberleşerek.
Rezervasyon yansa, ben de yanacaktım. Hem açıkta kalacaktım, hem de 200€ depozitom onlara kar kalacaktı.
22 Eylül tarihi de tamamen sallamasyon bir şekilde belirlendi. Kadın diyor ki “Ne zaman geleceksin”, diyorum “Vize ne zaman çıkarsa.”.. Diyor “Ne zaman çıkacak?”, diyorum “Ne bileyim, yahu.”
İlla kesin bi tarih isteyince 8’in üstüne 2 hafta ekledim, 22’si dedim. Vizem o zamana dek çıkacak mı o bile belli değil ha, dikkatini çekerim.

Neyse, bekleme faslı bi süre daha devam etti. En sonunda, 13 Eylül’de Büyükelçilik’i tekrar aradım, ki ay içinde 2-3 günde bir arar olmuştum, ve yine çıkmadığını öğrenince dedim “Benim dersler başlıyor 20’sinde?!”
Görevli kadın da “Kısa süreli vizeye başvurabilirsin o zaman” dedi.
Açayım.
Kısa süreli vize, 3 ay süreli bir vize. Uzun dönem vizem çıktığında ülkeye geri dönüp onu almam gerektiren türden bi vize. Acil yardım pakedi gibi bi şey. “Ooo iyiymiş” dedim, atladım Ankara’ya. Salı günü kısa dönem vizeye başvurup geri döndüm. 1 haftada çıktığı için de rahatladım, yurdu kurtaracağız. Salı alsam çarşamba uçarım hesabı yapıyorum kafada.

Ama tabii salı günü git-gel yapıp kısa süreliye başvurduk ya, Çek’teki elemanlar “Ahaha, şunun uzun süreli vizesinin çıktığını haber edin de tekrar git-gel yapsın 7 saatlik yolu, ahaha” demiş olmalılar ki ertesi gün, yani çarşamba, “Vizeniz çıktı Tekin Bey” diye haber uçurdular. Gittim aldım tabii.

140 günlük vizem pasaportumda şu an. Yarısı kadar süre kendisini almayı bekledim, değerini bilsin velet.

Selamlar ola!

Pekala, gün itibariyle pasaportuma kavuşmuş durumdayım. 2 yıllık harçsız pasaport başvurusunda bulundum, böylece 400TL civarı bi ücret yerine sadece cüzdan bedeli denilen 138TL‘lik masrafı karşıladım.

Türkiye’nin, dünyada ennn pahalı pasaport harcına sahip olan ülke konumunda olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Bi de yeni zam gelmiş hali bu. Zamdan önce cüzden bedeli 75TL idi. Pff. Üstelik Haziran’dan itibaren çipli pasaportlara geçilecek; ki bu da ekstra masraf anlamına geliyor.

Sanırım bunun nedeni, “Yurtdışına çıkacak kadar zenginse biz neden sömürmüyoruz?” felsefesinden kaynaklı.

Şurdan ülke ülke pasaport ücretlerini görebilirsiniz efendim:

Yazının devamını oku »

Sanırım şu ana dek en zorlayıcı süreç, belge ve form süreci oldu. Hala daha bu sürecin içindeyim; belge teslim 9 Nisan 2010‘da bitiyor, ben de bu Pazartesi-Salı halletmeyi düşünüyorum toptan.

Şimdi iyi güzel, kazandık, nereye gideceğimiz de belli.. Ama  her şey bundan sonra başlıyor efendim. Siz dil puanınızla, not ortalamanızla bi üniversiteye gitmeye hak kazandınız; lakin bakalım gideceğiniz üniversite sizi kabul edecek mi? Böyle bir aşama da var, evet. Kabul mektubu almamız gerekiyor karşıdan. Bunun için de bi kaç belge hazırlayıp onlara göndermeliyiz ki eğitimimiz legalleşsin, resmileşsin.

Bu kısımda oldukça yalnız olduğumu söyleyebilirim, bütün form sistemini kendi başıma çözmek zorunda kaldım. Hangi belge ne işe yarıyor, nasıl doldurulur, kime imzalatılır falan.. SDÜ Erasmus koordinatörlüğünün sitesinde bile, mesela Application Form’un tanımını yaptıktan sonra parantez içinde “öğrenci kendisi bulup kendisi dolduracaktır” yazmışlar, ki sitede bunu yazmış olanın yüzyüze yardım edeceğinden şüphe ederek yardım istemeye gitmedim artık.

Belli başlı formlar şunlar, çoğu üniversitede de aynı zaten: