Halen üçüncü dünya ülkesiymişizcesine vize uyguladıkları sürece bu zahmetli ritüeli yaşamaya mecbur kalacağız sanırım.

Çek Cumhuriyet, Schengen ülkeleri arasında yer alan bir ülke. Yani buradan alacağınız Schengen vizesi ile avrupa ülkeleri içinde -bir kaç istisnanın dışında- serbest dolaşım hakkına sahip oluyorsunuz.

Gelgelelim, 2004’te bu vize birliğine katılmış olsa da, ülkemizde en uzun “bürokratik” süreci yaşatan konsolosluk, evet Çekler. Vize başvurunuzdan sonra cevap almanız bile 2 ayı buluyor. Bunun nedeni ise onayın ülkemizdeki konsolosluklarca değil, Çek Cumhuriyeti’ndeki kodamanlarca veriliyor olması. Tüm başvuru belgelerimiz kısa bi Prag turu yapıyor, kısacası.
Fransa bile 2 günde Schengen vizesi veriyor lan. Oeh.

Erasmus öğrencilerine pek zorluk yaşatmadıkları bilinse de, sürecin kısalacağı anlamına da gelmiyor bu.
Paşa paşa 1,5-2 ay beklemek hem farz hem sünnet.

http://www.mzv.cz/ankara/en/visa_and_consular_information/information_for_erasmus_student_program.html
Yukarıdaki linkten, Schengen vizesine başvuran bir Erasmus adayının ihtiyacı olan belgeler sıralanmış. Ne bi eksiğini, ne bi fazlasını istiyorlar.

Fakat randevu işi var bir de. Visapoint sitesinden randevu almadan, vize başvurusunda bulunamıyorsunuz.
Benimki 8 Temmuz Perşembe günü idi. Günü birlik bi Ankara ziyareti sonrası başvurumu resmi olarak yapmış bulunmaktayım.

Çek konsolosluğu, Gaziosmanpaşa’da. AŞTİ’den 20 dakika falan uzaklıkta arabayla. Ara sokakta yer alması ilginç bir detay. Müstakil evlerin, 2-3 katlı apartmanların içinde sırıtmadan duran bir binaları var. Görkemli bi şey bekliyodum nedense. Ha evet, oraya giderken önünden geçtiğim Amerika Birleşik Devletleri’nin başkonsolosluğu yüzünden olsa gerek. Ne biçim binadır lan o.
Neyse efenm. Gittiğimde kapıda 6-7 kişi vardı. Hepimize de aynı güne aynı saate randevu verilmişti. Bir de vizesini teslim almaya gelenler vardı falan. Benim gibi 4 Erasmus adayı da vardı, güzel muhabbet çevirdik beklerken.

İçeriye girdikten sonra sırayla işlemlerimizi almayı başladı. BaşladıLAR diyemiyorum çünkü tek tabanca çalışan bir kadın vardı içeride. Türk sanmıştım ama bildiğin, hakiki Çek imiş. Türkçesi de sırıtmıyodu hani.
Başka bir detay; aranızda duble cam var görevliyle. Belge alışverişi ise camların altında yer alan bir çekmece vasıtasıyla gerçekleşiyor. Bir an için görüş günündeyim sandım. Ulan ses bile zor geçiyor, duyulmuyorsun bağırmadıktan sonra.
Yaptığımız ilk iş başvuru formunu doldurmaktı. A3 boyutunda bi şey, doldur doldur bitmiyor. İşte ne zaman gitmek istediğimizden nereye gideceğimize, ne kadar kalacağımızdan daha önceki vizelerimize kadar bir yığın soruyla dolu. Hatta şurdan görebilirsiniz: http://www.mzv.cz/public/7/57/41/471806_355199_Application_form_en.pdf

En çok zaman alan şey sıra beklemek. Nitekim ilk defa başvuranlarla vizesini teslim almaya gelenler aynı sırada, ve tahmin edebileceğiniz üzere başvuru yapanlara biraz daha fazla vakit ayrılıyor. Tüm belgeler tek tek denetleniyor, fotokopilerle iliştirliyor, orijinal belgeler okunuyor felan.

İşin ilginç yanı, pasaportu teslim almıyorlar, sizde kalıyor. Size üzerinde başvuru tarihiniz, soyadınız ve bir numaranın bulunduğu bir kartvizit veriliyor. 1 ay kadar sonra arayıp vizenin ne alemde olduğunu sorabileceğimiz söyleniyor. Ağustosun 8’inden itibaren her hafta aramaya başlarım heralde.

Beklemek de güzel şey.

Reklamlar