Öyle bir lisans bölümü düşünün ki, kurulduğundan bu yana hiç bir öğrencisi Erasmus programına gitmediği/gitme girişiminde bulunmadığı için Erasmus Bölüm Koordinatörü olmasın.

Evet, sanırım bölümüm bu tanıma gayet güzel uyuyor.

Üniversitemin Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden değişim öğrencisi olarak yurtdışına gidecek olan ilk öğrencisi benim; ve hiç abartmıyorum, Erasmus konusunda tüm bölüm kadrosundan daha fazla bilgiye sahibim. Durum böyle olunca ortalık panayır gibi oluyor lan.

Her şey, başvurularımı tamamlayıp tüm formlarımı Dış Ilişkiler Koordinatörlüğü’ne teslim etmemle başladı. Dilek Hanım, kendisine teslim etmiş olduğum 4 Learning  Agreement ve 2 Recognition Sheet’lerden birer tanesini bana verdi, Bölüm Koordinatörü’me teslim edeyim diye. Nitekim derslerimin geçerli sayılabilmesi için bu formları Bölüm Kurulu’na imzalatıp kabul ettirecek kişi de o, ben dönene kadar belgelerimi saklayacak şahıs da o, ben yurtdışındayken üniversitede elim kolum olacak kişi de o.. Ama öyle biri var mı? Yok.. Bildiğin yok..

Formlarımda bölüm koordinatörü olarak gözüken ve imzası bulunan Levent hoca beni başından savmakta pek zorluk çekmedi. Kendisi bilimum İİBF bölümlerinin koordinatörü. İktisat, işletme falan hep onda, o ilgileniyor. Biz hariç. Tatlı bir dille kendi bölümü dışında bir bölümle ilginemeyeceğini, bölüm kurul kararı alamayacağını, kendisinin yetki alanı dışında olduğunu belirtti. Anlayışla karşılayıp sevgi gösterisinde bulundum.

Bölüm başkanına gittiğim zaman da sürekli imza istemeye geldiğime dair tosultuya maruz kaldım. Ama o da beni sevgi ve anlayışla karşıladı, bölüm sekreterinin ilgileneceğini söyledi, karşılıklı sevgi gösterilerinde bulunduk.

Bölüm sekreterine gerekli evrakları ilettim, halledileceğini söyledi. Sevgi gösterisinde bulunmadım, yeterince bulunmuştuk zaten sabahtan beri.

Öğleden sonra işin akıbetini sormak için yine sekretere gittim. Kendisi belgeleri, benim için çok önemli olan bu belgeleri, bir araştırma görevlisine havale ettiğini, onun ilgilenip kendisine getireceğini söyledi. Karşılıklı sevgi gösterilerinde bulunduk, sabah kendisine olan borcumu fazlasıyla ödedim.

Gidip sözkonusu araştırma görevlisini odasında, belgelerimi ise diğer belgelerin üzerine özenlice yerleştirilmiş şekilde buldum. Bu arkadaşımız oldukça kendi halinde ve saf bi kardeşimiz. Dedi ki, Gökhan hoca, ki kendisi Maliye’nin bölüm koordinatörü imiş, kendisine yardımcı olacakmış, bu işi halledeceklermiş.

Gidip Gökhan bey ile görüştük, gerekli kabul belgelerini hazırlayıp imzalatması için araştırma görevlisi kardeşe vereceğini, dosyalarımın da onda kalacağını söyleyerek gayri resmi yoldan bölümümüzün koordinatörünü tayin etmiş oldu. Sevgi gösterisinde bulunmak istedim, ama işimi de göreceğini göz önünde bulundurarak sadece teşekkür ettim. Gelgelelim, o belgeleri tecrübesi olmayan bi araştırma görevlisine bırakıp ülkeden uçacak değilim. Olur mu lan öyle şey.

Durum şimdilik böyle. Erasmus ofisine gidip Dilek Hanım’a da anlattım durumu. Her türlü durumda zaten göndereceklerini, en kötü ihtimalle derslerin kabul edilmemesinden ötürü üniversitenin uzayabileceğini belirtti. Ki öyle bi şey olursa hiiiç şaşıracak değilim; Erasmus’tan bi haber şahıslara ders transferi, ECTS gibi konulardan bahsetsem kalpten gideceklerdir büyük ihtimal.

Sinirlerimi oldukça gerdi bu durum bi kaç gündür. İlk gidecek olmanın verdiği dezavantajdan en üst seviyede etkileniyorum.

Lakin bu benim utanıp sıkılmam gereken bi şey değil elbette. Utanması gereken birileri varsa, (kendi kendini yargılayabiliyorsa tabii) utanır.

Reklamlar