Eminim ki bu değişim programı hakkında çoğunuzun bilgisi vardır ama madem bir Erasmus bloğu oluşturuyoruz, tanım yapmak hem farz hem sünnet..

Şimdi şöyle oluyor;

Erasmus Mundus, üniversiteler arası bir öğrenci değişim programıdır.  Kaba bir tabirle, Avrupalı bir öğrencinin, üniversitesinin anlaşmalı olduğu başka bir Avrupa üniversitesinde eğitim görmesidir. Minimum 3 ay, maksimum 1 akademik yıl kadar sürer.

İkili anlaşma dediğimiz bu anlaşmalar, üniversitelerin uluslararası ilişkiler ofislerince ortaklaşa bir şekilde belirlenenir ve mutabık oldukları bölümleri kapsar. Her bölümün kendine ait bir kontenjanı vardır, ve her sene bu kontenjan dahilinde değişim gerçekleşir.

Erasmus programı ücretli bir program değildir; aksine, üstüne para bile veriyorlar, vallaha. Gidilen ülkenin ekonomik şartlarına bağlı olarak, öğrenciye aylık 300-600 € (600-1200 TL) civarı bir hibe/burs verilir. Çoğu kişi Erasmus’u ücretli zanneder, uyarmak lazım gelir.

Nereye gidenin ne kadar alacağını şu tablodan görebilirsiniz:


İşin en güzel kısımlarından biri de, Avrupa’da öğrenim gördükten sonra kendi üniversitesine dönen kişi, derslerin denkliği ve bölüm kurulunun onayı dahilinde gitmiş olduğu dönemdeki kendi derslerinden geçmiş sayılmasıdır. Örneğin 2. sınıfın ilk dönemini Erasmus ile Avrupa’da okuyan ve derslerinde başarılı olan bi hanım kızımız, yurda döndüğünde kendi üniversitesindeki 2. sınıfın ilk dönemindeki derslerinden geçmiş sayılır. Tabii bu her bölüm ve ders için geçerli değildir. Tamamen ders içeriklerinin uyumu ve bölüm kurulunun kararına bağlıdır. Her zaman altta ders kalma riski vardır, ki bu risk elde edilecek olan tecrübeler dikkate alındığında hiçbir şeydir. Ama yine de çoğu arkadaşımız bunu bi “vakit kaybı” olarak değerlendirmektedir, kendilerini ıslak sopayla dövünüz.

En çok merak edilen şeylerden biri de, gidilen okulda eğitim dilinin ne olacağıdır. Bu tamamen üniversitenin keyfine ve yapısına bağlı bir şeydir efendim. Sadece Fransızca ders işleyen, ve Fransızca bilmeyeni kabul etmeyen üniversitelerden tutun da, Erasmus öğrencileri için ayrı bir sınıf açıp İngilizce eğitim veren sevecen üniversitelere kadar bi çok çeşit var. Bunu elbette önceden bilmeniz, araştırmış olmanız gerekiyor.

İkili anlaşmaların olduğu üniversiteler önemli bir konu. Üniversitenizin hangi bölümlerde, hangi üniversitelerle anşalması olduğunu, üniversitenizin resmi Dış İlişkiler sitesinden öğrenebilirsiniz. Hiç olmadı ofislerine gidip bilgi alabilirsiniz. Çünkü bu anlaşmalı olunan yerler dışında bir yere gitmeniz imkansız gibi bi şey. Tutup “Ben Finlandiya’ya, Tampere’ye gidicem!” diyemezsiniz. Dedirtmezler.

Ha, anlaşmalı üniversitelerden istediğinize de şak diye gidemiyorsunuz elbette. Not ortalamanız ve öğrenci seçimi yapılırken girilen dil sınavındaki puanınız ile ağırlıklı puan (erasmus puanı) hesaplanıyor. Başvuru esnasında 2 üniversite seçiyorsunuz, ve bu ağırlıklı puana göre sırayla öğrencilerin yerleştirmeleri yapılıyor. Küçük çaplı bi öss gibi, evet.

Dil sınavı ayrı bi konu. Genelde belli bir puanın üstünde almak zorundasınız. Bu SDÜ için 60 idi bu sene, geçen sene de 50 imiş. Gramerden ziyade anlama gücünüz ölçülüyor, ki işime gelmişti benim. Not ortalamanız da 4.00 üzerinden en az 2.00 olmak zorunda. Bazı üniversitelerde mülakat da oluyormuş, ama bizde yoktu.

Erasmus özetle böyle bir program işte.

Her öğrencinin üniversite hayatı boyunca sadece 1 kez yapma şansı olan bu program, gerçekten deneyim edilmesi gereken bir şey. Evet.

-tekin

Reklamlar